| Alhaz, Yeşil-Mavi-Erguvan Hattı'nda |
Kardelenler
Sevgili ecocali,
Blog'undaki son yazın üzerine güncemde bir yolculuğa çıktım ve Kardelenler hakkında aşağıdaki tespitlerime ulaştım. Aradan 2 yılı aşkın bir zaman geçtiğine inanamadım. Amaç, yeni Kardelenler'in açmasına destek olabilmek. Sevgiler.
03 Ağustos 2004 Salı tarihli güncemden: Kitabın Adı: Kardelenler / Çağdaş Türkiye’nin çağdaş Kızları Yazarı: Ayşe Kulin Kitabevi: Remzi Kitabevi Basım yılı ve baskısı: Haziran 2004, 7. basım Fiyatı: 5 milyon lira Sayfa Adedi: 168 Ayşe Kulin’in bu kitabını okumaya öğleye yakın saatlerde başladım, saat şu anda 19.00, bitirdim. Demek ki nerdeyse soluk almadan okumuşum arada bir yazmak için bilgisayarımın başında olduğum anlar hariç. Hatta kitabın ilk sayfalarında okuyarak tanık olduğum kardelenlerin öğrenme ve yaşam serüvenleri zaman zaman duygusal anlar yaşamama neden oldu, sık sık ağladım, içim burkuldu, zaman zaman da gözyaşlarım yanaklarımdan bir sicim misali süzüldü. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da, ülkemizin diğer gelişmemiş yörelerinde de kız çocukları öğrenim görmekte zorlanıyorlar veya onlara bu olanak sağlanmıyor. Turkcell ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin çabalarıyla gelişmemiş yörelerin olanakları kıt, başarılı kız öğrencilerinden 5000’ine bu olanak sağlanmış. Şimdi ise bu sayı 500.000’e çıkarılmaya çalışılıyor. Bu kampanyanın daha geniş kitlelere tanıtılmasına yönelik olarak bu kitap Ayşe Kulin’e yazdırılmış. Ayşe Kulin yurdumuzun bazı il, ilçe ve köylerine giderek bu olanak sayesinde öğrenimlerini sürdüren başarılı kız öğrencilerle görüşmüş ve bu görüşmeler bu kitaba esin kaynağı olmuş. İller: Siirt, Şanlıurfa, Van, Batman, Bolu, Kars, Iğdır, Erzurum, Diyarbakır... Kitaptaki bazı ilginç tespitlerim: 4 kadınla evli, 38 çocuk sahibi muhtar, 3 kadınla evli 17 çocuk sahibi bir veli, Nar ismindeki kardelen, görüşme yapılan çok çocuklu ailelerin kız çocuklarının büyük bir kısmı evlenmek ve çocuk sahibi olmak istemiyorlar, yüksek okullarda öğrenim görenler de evlilik halinde bir çocuktan fazlasını düşünmek bile istemiyorlar. Kardelenlerin en çok hedefledikleri meslek grupları: Doktor, hemşire, astronot (çok ilginç), bilgisayar mühendisi, öğretmen, avukat, polis, felsefeci, sosyolog, balerin, ebe, psikolog... Kitaptan bazı alıntılar: ‘Kerpiç yapıların dar odalarında gece yere serilen şiltelerde tüm aile ile birlikte koyun koyuna uyumak, yemek niyetine kuru ekmeği soğana, tarhanayı katık etmek, okula gidebilmek için mevsimine göre tozlu ya da çamurlu yollarda saatlerce yürümek, okul sonrasında eve dönüldüğünde ise işi hiç bitmeyen analarına ev, bahçe ve tarla işlerinde yardım etmek...Yaşam bundan ibaretti, o okulun avlusunda toplandıkları güne kadar. Çok uzaklardan gelmişlerdi. Van’ın, Diyarbakır’ın, Siirt’in, Şanlıurfa’nın, Bolu’nun köylerinden, kasabalarından, merkez mahallelerinden selamlar, sevgiler ve anılar getirmişlerdi yanlarında...’ ‘Suna hayatında ilk defa, insan sağlığının, sevginin, karşılıklı saygının, iletişimin önemini düşündü içi titreyerek. Sevilmenin, değer verilmenin, insan yerine konulmanın kıvancıyla sıcacık oldu yüreği...’ ‘Kızların en büyük hayali bir meslek sahibi olduklarında, hem ana sevgisini doya doya tatmak, hem de rahat yüzü görememiş çileli analarını huzur içinde yaşatmak için, onları yanlarına alıp ayrı bir evde oturmak...’ ‘İlk günlerde resim derslerinde dereler, ağaçlar, kuzular ve tek katlı evler çizen çocuklar, bir ayın sonunda ailelerini görmek için evlerine dönmeden hemen önce yaptıkları resimlerde üç-dört katlı evler, havuzlar ve arabaların aktığı caddeler çizer olmuşlardı...’ ‘Babaların işsiz olması, Doğu ve Güneydoğu gerçeklerinden biri. Hiç kimse sürekli çocuk yapan ama bir iş bulup çalışmaya yanaşmayan babaları yadırgamıyor nedense...’ ‘Kış dokuz ay sürer Erzurum’da. Beyaz günler bitmek bilmez. Bir karlar ülkesidir dadaşların kenti...’ ‘Gül Seda karlı yolun başında durmuş bize el sallıyor, karakışta filiz vermiş bir narin kardelen misali.’ ‘Evinde oturup her yıl çocuk doğuran bir kadın olmak istemiyorum.’ ‘Okumak istiyoruz. Bir yere varmak istiyoruz! Bu bir istek, bir başkaldırı, hatta bir çığlık!..’ ‘Doğu’da kahvelerden çıkmayan erkeklere sözü geçmezdi kadınların, hep erkeklerin dediği olurdu. Erkeklerin her dediğini yapa yapa, sözlerini dinleye dinleye, kahırlarını çeke çeke ve doğura doğura bellerini doğrultamaz olmuşlardı kadınlar...’ ‘1934 yılında anayasada yapılan bir değişiklikle, kadın erkek herkese seçme ve seçilme hakkı tanındı Türkiye’de...İspanya, Fransa, Almanya, İsviçre, Belçika ve İtalya, kadınına seçme ve seçilme hakkını daha sonraki yıllarda tanıyacaktı...’ … • 6/10/2006 - Unicef Türkiye Milli Komitesinden Çağrı Var
Onursal Başkanlığını İhsan Doğramacı'nın, Başkanlığını Talât Halman'ın yaptığı, Kardelenler yazarı Ayşe Kulin'in de görev aldığı bu komite 'Yeni Kardelenler'in filiz vermesi için bizleri yardıma çağırıyor. www.unicefturk.org adresinden bilgi alıp bu projeye katkıda bulunabilirsiniz. İster zekât, ister fitre, ister bağış adı altında, gönlünüzden ne koparsa. 10:02 - 8/10/2006 - Yorum {1}Etiketler : Kardelenler Yorum Gönder1 yorum yazilmistir
|
Hakkımda daldan dala... Ana Sayfa Profilim Arşiv Rss Kategoriler Son Yazılar - Taşındık - Antalya...Parasailing - Fethi Sertçelik Vuslat’a erdi… - 1969-2009….Kırk yıl…Daha fazla söze ne gerek var - Gelişleriyle yaşamlarımıza renk katanlar... - Kökler 3 - Kökler 2 - gün olur asra bedel - Ecoş/Esmoş - Aşk-ı Memnu Etiket Bulutu taşındım Antalya...Parasailing Fethi Sertçelik Vuslat’a erdi… 1969-2009….Kırk yıl…Daha fazla söze ne gerek var Gelişleriyle yaşamlarımıza renk katanlar... Ecoş/Esmoş Kökler 2 Kökler 3 gün olur asra bedel Aşk-ı Memnu Arkadaşlarım • defterim • kiremit • ecocali • Blogcu Yardım • aynurundunyasi • shoppar |